Yasemin Güneri
Yasemin Güneri 09.09.2021 - 09:21 | Güncelleme: Tüm Yazıları »
Yargıtay "öpmeye yeltenmeyi" cinsel saldırıya teşebbüs saymadı
0:00 / 0:00
Yargıtay "öpmeye yeltenmeyi" cinsel saldırıya teşebbüs saymadı

Türkiye’de cinsel saldırı konusu, özellikle son yıllarda mahkemelerde ve Yargıtay’da verilen kararlar tartışılan bir konu. Kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı konularında kamu vicdanını yaralayan kararlar gündeme geldiğinde “yasal değişiklik” yapılması isteniyor.

Yasal değişiklik yerine zihniyet değişikliği gerekiyor. Cinsel suçlara maruz kaldığı için devlete başvuran mağdurlar, yargı sürecinde hem yıpranıyor hem de genellikle şikayetleri takipsizlikle veya sanıkların beraati ile sonuçlanıyor.

Cinsel saldırıya maruz kalan kadınların “şikayet etsek de sonuç alamayız” demelerine neden olacak benzer bir olay on yıllık yargılama sonucu yeniden yaşandı.

Konya’da üniversitede okuyan T.K. 2. Sınıf öğrencisiyken aynı fakültede öğretim üyesi olan S.B.'nin cinsel saldırısına maruz kaldığı için suç duyurusunda bulundu. Savcılığa gitme nedeni de, okul idaresine müracaat ettiği takdirde hocanın korunabileceğini düşünmesiydi.

Şikayet sonrası öğretim üyesi hakkında “Cinsel saldırıya teşebbüs” iddiasıyla dava açıldı. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama başladı.

Olay, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karara şöyle aktarıldı: T.K. okuldaki diğer öğrenciler gibi proje ödevi konusunda sanık öğretim üyesinin yardımına ihtiyaç duydu. Sanık öğretim üyesi hakkında okulda çıkan dedikodular nedeni ile T.K. yalnız gitmek istemedi. Bir arkadaşıyla birlikte S.B.'nin odasının kapısında uzun bir süre bekleyen T.K. mesai bitimine yakın bir saatte görüşebildi. Görüşmeye beraber gittiği arkadaşı, ertesi gün sınavı olduğunu belirterek T.K.'yı yalnız bıraktı. Bu nedenle sanık öğretim üyesinin odasında T.K. yalnız kaldı. Proje ödevi konusunda biraz sohbet ettikten sonra öğretim üyesi T.K.'ya özel sorular sormaya başladı. T.K.'nın oturduğu yere gelerek “Seni sadece derste mi göreceğiz” diyerek üzerine doğru eğilip öpmeye çalıştı. T.K. “hocam, öğretmenim” dediği ve saygı duyduğu sanık S.B.'yi iterek odadan çıktı. Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı ve arkadaşlarıyla buluşarak olayı anlattı.

Olayın hemen ardından soluğu Cumhuriyet Savcılığı’nda aldı. Yapılan yargılama sonunda Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanık öğretim üyesini “cinsel saldırıya teşebbüs” suçunu işlediği iddiasıyla mahkum etti.

Kararda şöyle denildi: “Sanığın sübut bulan bu eylemi bedensel temas içermesi nedeni ile ve katılanın yaşı dikkate alındığında TCK 102. Maddesinde ifadesini bulan cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır. Ancak, sanık katılanın karşı koyması sonucu eylemini tamamlayamamış ve eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Sanık eylemini kamu görevlisi olması nedeni ile öğrencisi üzerinde sahip olduğu nüfuzunu kötüye kullanmak sureti ile işlemiş olduğundan tayin olunan cezasının TCK 102/3-b maddesi gereğince artırılması da gerekmektedir. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’ndan alınan raporda katılanın ruh sağlığının olaydan etkilendiği ancak bozulmamış olduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK 102/5 maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır”

Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararı Yargıtay’da ilginç bir gerekçeyle bozuldu. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, sanık öğretim üyesinin eğilerek öğrencisini öpmeye çalışmasını “suç” olarak görmedi.

Mahkumiyet kararını bozan Yargıtay, gencecik bir kızın hayatını olumsuz etkileyecek bir cinsel saldırıda akıllara durgunluk veren bir gerekçeye imza attı.

Noktasına dokunmadan bozma gerekçesini yazıyorum: “Mağdurenin tahminine göre kendisini öpmek için üzerine eğilen sanığı iteklemesi üzerine sonlandırılan olayda, cinsel saldırı suçunu işlemek isteyen sanığın, kendisine izin vermeyen mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında eylemini tamamlamasına engel harici neden bulunmadığı halde kendiliğinden bırakması nedeniyle hakkında cinsel saldırıya teşebbüs suçundan ceza verilemeyeceği gibi mağdureye söylediği ''Seni hep projen olduğunda mı gereceğiz, çok hoş birisin...'' şeklindeki sözlerin de cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı”

Bu karar da gösteriyor ki cezaların artırılması, yasaların değişmesi hiçbir işe yaramayacak. Bakış açısı değişmeden kadına yönelik cinsel saldırı ve şiddet olayları devam edecek.

2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu ile cinsel suçlar konusunda yasal düzenlemeler yapılmış ve bu suçlarda azalma yaşanmasını beklemiştik.

Bu tür kararların ardından düşünmemiz gereken konu yasaları uygulayanları nasıl değiştireceğimiz olmalı.

Yargıtay’ın verdiği kararda da görüleceği üzere, yaşanan sorun çok daha derinlemesine incelenmeli. Türk Ceza Kanunu’ndaki cinsel saldırı suçunun unsurları incelenirken bütün yasal gelişmelere rağmen yasa yorumu ve somut olay değerlendirmelerinin neden adaletsiz ve cinsiyetçi yapıldığı konusu irdelendikten sonra çözüm yolu aranmalı

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ! (0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!