HABERTURK.COM / DHA

Bakırköy'de Abdullah Türkoğlu'nun, bürosunda tabancayla ateş ederek öldürdüğü avukat Servet Bakırtaş'ın eşi Günsenin Bakırtaş konuştu.

Bakırtaş, "Eşim avukat, kızım doktor. Her iki meslekte çok ulvi, her iki meslekte çok değerli. Ülkenin çok iyi yetişmiş insanları bunlar. Onlar bizim geleceğimiz. Her ikisini de katletmek gerçekten çok kötü bir şey. Tehdit edip etmediğini de açıkçası ben bilmiyorum. Bir başkası biliyor mu bilmiyorum ama ben bilmiyorum. Bu kişi uzun yıllardır avukatlığını yaptığı kişinin karşı tarafı. Daha önce tanıdığı bir müvekkil ama 5 yıl önce olan bir davanın sonucu bu. Yeni bir davanın sonucu değil. Müebbet istiyoruz" dedi.

İstanbul Bakırköy'de Abdullah Türkoğlu, avukat Servet Bakırtaş'ı bürosunda tabancayla ateş ederek öldürdü. Saldırgan daha sonra Büyükçekmece'deki iş yerinde kendisine dava açan Öznur Tufan'ı tabancayla ateş ederek öldürdü. Öldürülen avukat Servet Bakırtaş'ın vurulduğu haberini alanlar, Bakırköy'de bulunan bürosunun önüne geldi. İncelemelerin ardından Servet Bakırtaş'ın cenazesi, bürodan çıkarıldı. Cenaze aracına konulan Servet Bakırtaş'ın cenazesi Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Otopsi işleminin ardından Bakırtaş'ın cansız bedeni yakınları tarafından alınarak Zeytinburnu'ndaki Kozlu Gasilhane'sine götürüldü. Burada konuşan eşi Günsenin Bakırtaş, davayı çok sayıda avukatın takip edeceğini ve müebbet talep ettiklerini açıkladı.

"MÜEBBET ALMASINI İSTİYORUZ"

Günsenin Bakırtaş, öldürülen eşi Avukat Servet Bakırtaş ve Konya Şehir Hastanesi'nde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Ekrem Karakaya´nın öldürülmesine tepki gösterdi. Günsenin Bakırtaş, "Eşim avukat, kızım doktor. Her iki meslekte çok ulvi, her iki meslekte çok değerli. Ülkenin çok iyi yetişmiş insanları bunlar. Onlar bizim geleceğimiz. Her ikisini de katletmek gerçekten çok kötü bir şey. Hem insanlık adına kötü hem aileler adına kötü. İkisini de katletmek çok kötü bir şey. Davasını sonuna kadar takip edeceğiz. Sadece bir avukat değil, oğlum ve kızım da avukat. Çok sayıda avukat bu davayı takip edeceğiz. Sonuna kadar ceza alması için mücadele edeceğiz. Müebbet almasını istiyoruz"diye konuştu.

"5 YIL ÖNCE OLAN BİR DAVANIN SONUCU BU"

Bakırtaş "Eşim tehdit alıp almadığına ilişkin açıklamaları evde yapan birisi değildi. İşle ilgili olanlar işte kalırdı. Tehdit alıp almadığı konusunda herhangi bir bilgi vermiyordu. En son ne zaman görüştüklerini bilmiyoruz. Tehdit edip etmediğini de açıkçası ben bilmiyorum. Bir başkası biliyor mu bilmiyorum ama ben bilmiyorum. Bu kişi uzun yıllardır avukatlığını yaptığı kişinin karşı tarafı. Daha önce tanıdığı bir müvekkil ama 5 yıl önce olan bir davanın sonucu bu. Yeni bir davanın sonucu değil. Hapisteymiş, çıktıktan sonra maalesef böyle bir katliam yaptı" dedi.

ÖZNUR TUFAN'IN CENAZESİ ADLİ TIP KURUMU'NDAN ALINDI

Büyükçekmece'de, Abdullah Türkoğlu tarafından öldürülen Öznur Tufan'ın cenazesi İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alındı. Öldürülen kadının yeğeni Burak Ocak, "Avukatı vurmuş, oradan benim evime doğru gitmiş. Orada beni bulamayınca dükkana gidip dükkanda kimi bulduysa sıkmış" dedi.

Bakırköy ve Büyükçekmece'de dün gerçekleştirilen çifte cinayetlerin kurbanlarından Öznur Tufan (71)'ın cenazesi İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alındı. 2013 tarihinde Burak Ocak'ı vurduğu için hapse giren Abdullah Türkoğlu, geçtiğimiz aylarda tahliye oldu. Tufan tarafından kendisine açılan tazminat davasını öğrenen Türkoğlu, davanın geri çekilmesi için Öznur Tufan ile Tufan'ın avukatı Servet Bakırtaş'tan davanın geri çekilmesini istedi. Talebi ret edilen Türkoğlu, önce avukat Bakırtaş'ı Bakırköy'deki ofisinde öldürdükten sonra, iddiaya göre Burak Ocak'ın evine gitti. Ocak'ı evinde bulamayan Türkyılmaz, Tufan'ın işyerine giderek kurşun yağdırdı. Türkyılmaz olay yerinde polis tarafından yakalandı. Öldürülen Öznur Tufan'ın naaşı Aybars Ak Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Büyükçekmece Mezarlığına defnedilecek. Avukat Servet Bakırtaş ise Bakırköy adliyesinde gerçekleştirilen törenin ardından Eyüpsultan Camii'inde kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.

"BENİ VURMAYA DİYE GİTMİŞ"

Öldürülen kadının yeğeni Burak Ocak, "2013'de beni vurdu. Dava devam ediyordu. Tazminat davasını hazmedememiş. Avukatı vurmuş, oradan benim evime doğru gitmiş. Orada beni bulamayınca dükkana gidip dükkanda kimi bulduysa sıkmış. Orada da benim öz teyzem vardı. 72 yaşında kadın tesbih çekerken göğsünden vurup kaçmış. olay bundan ibaret. Abisi de bunun geçen senelerde özbeöz oğlunu 16 yerinden bıçaklayıp öldürdü. Ailece caniler. Beni vurmaya diye gitmiş. Teyzem de ben de davacıydı" dedi.

TUTUKLANDI

Öte yandan gözaltına alınan Abdullah Türkoğlu'nun (58) Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğindeki işlemleri tamamlandı.

AA'da yer alan habere göre zanlı, polis eşliğinde Bakırköy Adliyesi'ne götürüldü. Cumhuriyet savcısına ifade veren katil zanlısı, tutuklanması istemiyle hakimliğe sevk edildi.

Nöbetçi Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği, zanlı Abdullah Türkoğlu'nun tutuklanmasına karar verdi. Polis ekiplerince yapılan çalışmada, 2014'te tartışma yaşadığı Burak Ocak'ı silahla yaralayan zanlıya tazminat davası açıldığı, zanlının bunun üzerine Burak Ocak'ın teyzesi Öznur Tufan ve avukatı Servet Bakırtaş'tan davayı geri çekmelerini istediği, davanın geri çekilmemesi nedeniyle de cinayetleri işlediği belirlendi.

KATİL ZANLISININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Polis eşliğinde Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen ve burada Cumhuriyet savcısına ifade veren şüpheli Abdullah Türkoğlu, 2014 yılında Yenibosna'da mobilya üzerine iş yerinin olduğunu, aynı yerde esnaflık yapan Burak Ocak'ın kendisiyle rekabet yapmaya ve müşterilerini elinden almaya çalıştığını söyledi.

AA'da yer alan habere göre Mayıs 2014'te aralarında tartışma çıkan Ocak'ı, kendisine yumruk atması nedeniyle silahla yaraladığını öne süren şüpheli Abdullah Türkoğlu, Ağır Ceza Mahkemesi'nde aldığı ceza sonrasında 4 yıl 2 ay 15 gün cezaevinde kaldığını, 15 Ağustos 2018'de tahliye olduğunu ve düzenli bir iş kuramadığını aktardı.

Avukat Servet Bakırtaş'ın hakkında sürekli haciz işlemleri yaptığını, iş kuramadığını, ablasına sattığı evin Bakırtaş tarafından iptalinin istendiğini ifade eden şüpheli Abdullah Türkoğlu, "Davayı kazandıklarını hatırlıyorum. Benden istedikleri tazminat da 900 bin liraydı. Burak'ın hiçbir sakatlığı olmamasına rağmen bu miktar tazminata hükmedilmesini kabul edemedim. Yapacak iş bulamam, herhangi bir gelirimin olmaması, başkalarının yanında sığıntı şekilde yaşamam nedeniyle bunaldım. Kendimi öldürmek amacıyla 2019 yılında tabanca aldım." dedi.

Amacının kendisini öldürmek olduğunu, sonrasında yapılan şeyleri hazmedemediğini ve karşısındaki insanların kötü olduğunu düşündüğünü savunan şüpheli Abdullah Türkoğlu, "Önce onları, sonra kendimi öldürecektim. Bu nedenle çok üzerime geldiğini düşündüğüm avukat Servet Bakırtaş ve Burak Ocak'ı öldürmeye bir sene önce karar verdim. Bu kararımı bir türlü yerine getiremedim. En sonunda dün evde bulunduğum sırada silahımı elime aldığımda yine önce kendimi öldürmeye karar verdim. Ancak tetiği çekemedim, bunun üzerine önce avukat Servet Bakırtaş'ı öldürmek amacıyla yanıma kılık kıyafet alarak silahla birlikte öğle saatlerinde evden çıktım. Yürüyerek Bakırköy'deki bürosuna gittim." diye konuştu.

Dava dilekçelerinde avukatın bürosunun adresinin bulunduğunu, bir araştırma yapmadığını iddia eden şüpheli Abdullah Türkoğlu, kapıyı çaldığında Bakırtaş'ın açtığını, kendisini tanımadığını, 'üst kattan gönderdiler, avukatlık işim var' dediğinde Bakırtaş'ın kendisini içeriye kabul ettiğini belirtti.

Bakırtaş'a 'Ben Abdullah Türkoğlu beni hatırladınız mı?' diyerek, poşetin içindeki silahı doğrulttuğunu, avukatın kendisine hamle yapması üzerine rastgele 2 el ateş ettiğini anlatan şüpheli Abdullah Türkoğlu, "Neresine geldiğini bilmiyorum. Silah seslerinin duyulacağını düşündüğüm için hemen oradan ayrıldım. Silahı poşete koyarak oradan ayrıldım." ifadelerini kullandı.

Taksiye binerek Burak Ocak'ın bulunduğu çarşıya gittiğini, koridorda Ocak'ın teyzesi Öznur Tufan'ı görünce olaylara en başından beri bu kişinin sebebiyet verdiğini düşündüğü için görür görmez silahı poşetten çıkartarak tek el ateş ettiğini aktardı. Şüpheli Abdullah Türkoğlu, yaptıklarından pişman olduğunu söyledi.

"BÖYLE BİR SORGUDA BULUNMAK ÇOK ZOR"

Savcılık tarafından tutuklanması istemiyle Nöbetçi Bakırköy Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüpheli Abdullah T, önceki ifadelerini tekrar etti.

Söz verilen şüphelinin avukatı da, "Böyle bir sorguda bulunmak zor. Zorunlu müdafilik dolayısıyla buradayım. Meslektaşıma Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." dedi.

Hakimlik, şüpheli Abdullah T'nin "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme" ve "tasarlayarak öldürme" suçlarından tutuklanmasına hükmetti.

Polis ekiplerince yapılan çalışmada, 2014'te tartışma yaşadığı Burak Ocak'ı silahla yaralayan şüpheliye tazminat davası açıldığı, şüphelinin bunun üzerine Burak Ocak'ın teyzesi Öznur Tufan ve avukatı Servet Bakırtaş'tan davayı geri çekmelerini istediği, davanın geri çekilmemesi nedeniyle cinayetleri işlediği belirlendi.

ÖLDÜRÜLEN MESLEKTAŞLARI İÇİN TOPLANDILAR

Bakırköy'de Abdullah Türkoğlu adlı saldırganın avukat Servet Bakırtaş'ı ve müvekkili Öznur Tufan'ı silahlı saldırı sonucu öldürmesine ilişkin, bugün İstanbul Barosu ve Türkiye Barolar Birliği Bakırköy Adalet Sarayı’nın önünde toplandı.

Fotoğraf: DHA

Cezaevinden yeni tahliye olan Abdullah Türkoğlu, kendisine açılan tazminat davasını geri çekmedikleri için dün avukat Servet Bakırtaş'ı bürosunda öldürdükten sonra kendisine dava açan Öznur Tufan'ı da silahla vurarak öldürmüştü. Gerçekleşen saldırının ardından İstanbul Barosu'nun çağrısı üzerine avukatlar bugün Bakırköy Adliyesi önünde toplandı. Eyleme Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Avukat Bakırtaş'ın ailesi ve çok sayıda avukat katıldı.

Fotoğraf: DHA

"BAŞIMIZ SAĞ OLMAYACAK"

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Türkiye’de bütün adliyelerde saat 11.00’de, aynı anda okunan olan bildiriyi okudu. Durakoğlu, "Dün Bakırköy’de bir meslektaşımızı alçakça sıkılan kurşunlara kurban verdik. Avukat Servet Bakırtaş sadece ve yalnız avukatlık yaptığı için öldürüldü. Avukatı, müvekkiliyle özdeşleştiren sapkın zihniyet, silahtan aldığı güç ile ölüm kustu. Bir mesleğin ölümü göze alarak sürdürülmesi, sürdürenler için ne denli onur vesilesi olsa da bu toplumun bir kesimi için utançtır. Artık bildiriler yazmak, yaslar tutmaktan bıktık. Sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapislere mahkûmiyetleri acımızı hafifletmiyor artık. Her bir avukat ölümünün bir toplumsal ders olmasını bekleyip, bu zavallı yaratıklara bir şeyler anlatmasını beklerken çoğalan ölümler bizden bir parça daha koparmaya devam ediyor. Oysa biz adaletin tecellisi için yapıyoruz bu mesleği. ‘Savunma olmazsa, olmaz yargılama’ diyoruz. Öylesine kutsiyet yüklüyoruz ki mesleğimize şimdi bir özel müdafi olmazsa bu katil zanlısını da zorunlu olarak bir avukat savunacak. Dün öyle oldu sorguda. Biliyoruz ki başımız sağ olamayacak bizim. Dilenen sabırların sırasız avukat ölümlerine yararı olmayacak. Avukat Servet Bakırtaş ile birlikte verdiğimiz can, taşan sabrımızın durdurduğu son yürek olmayacak. Duruncaya kadar hukuk adına, durduruluncaya kadar adalet adına atan Servet Bakırtaş’ın yüreği şimdi bizde atacak. Kamusal hizmet veren bir mesleğin mensupları olarak Avukat Servet Bakırtaş’ı düşünce dünyamızda şehit olarak yaşatacağız. Sözün bittiği yerdeyiz" dedi.

"AVUKATA DÖNÜK ŞİDDET TÜM YURTTAŞLARA DÖNÜK ŞİDDETTİR"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da "Maalesef ki son dönemlerde artarak diplomalı profesyonellere yöneliyor. Bunun sebeplerini iyi düşünmeli ve iyi sorgulamalıyız. Dün Konya’da bir doktoru sadece ve sadece işini yaptığı için sekreteriyle katlettiler. Bunları artık bireysel münferit olaylar olarak göremeyiz. Burada arkasında yatan sebepleri konuşmak bilmek irdelemek ve ortadan kaldırmak hepimizin boynunun borcudur. Savunma hakkı kutsaldır diye. Bu savunma hakkının temsilcisi avukatın yaşam hakkını güvence altına almadığınız müddetçe ülkede hiçbir vatandaşın savunma hakkı güvence altında değildir. Avukata dönük şiddet, tüm yurttaşlara dönük şiddettir. Avukatların yaşam haklarına yönelik saldırılara karşı çözülmesi için etkili politikaların hayat geçirilmesi için yetkilileri uyarıyor. Yapılmadığı takdirde Türkiye’deki 170 bin avukatın örgütlü güçleri olan barolarla birlikte eylemsel tavra geçeceğini buradan ifade ediyorum" şeklinde konuştu.

Fotoğraf: DHA

"SERVET BAKIRTAŞ’IN GİTTİĞİ YOLDAN YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Öldürülen avukatın ortağı avukat Tuğçe Karadağ ise, "İki ay sonra kızının cübbesini giydirecek 8 yıllık ortağımı, abimi, hukuk danışmanımı kaybetmenin derin acısını yaşıyorum. Sadece görevlerini yapmaya çalışan eğitimcilerimiz, sağlıkçılarımız, hukukçularımız cehalet hastalığına karşı dik durarak kanlarını dökerek dün geçit vermedikleri gibi yarında da vermeyeceklerdir. Acımız doruktadır. Rehberim, abim, avukat Servet Bakırtaş’ın gittiği yoldan yürümeye devam edeceğiz" dedi.

BARO BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDI

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, "Bugün ve yarın duruşmaların boykotundayız. Biraz sonra öğlen namazını müteakip sevgili meslektaşımızı toprağa vereceğiz. Buraya katılan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Biraz evvel barolar birliği başkanımızın da söylediği gibi CMK durdurmaları gündemdedir" dedi. Bir grup avukat "CMK boykot" sloganıyla CMK’nın bugün durdurulmasını talep etti. Avukatlar, meslektaşlarını öldüren şüpheliye CMK’dan avukat ataması yapılmamasını istediler. Baro başkanına yönelik tepki gösteren avukatlar ile İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı ve avukatlar "Yönetim istifa" şeklinde sloganlar attı.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Murat 2022-07-07 13:41:36 Bu millete n'oluyor? Memlekette psikolojisi ve sağduyusu yerinde insan kalmadı mı? 71 yaşında bir kadını gelip vurmak, avukat öldürmek, doktor öldürmek, kadın cinayetleri... Bitmeyen şiddet; n'oluyor ülkeye?