BAYRAM TATİLİNDE ÇALIŞAN İŞÇİYE ÜCRET YERİNE SERBEST ZAMAN (İZİN) VERİLEBİLİR Mİ?

Eşim bir giyim mağazasında çalışıyor. Resmi tatiller ve hafta sonları da çalıştığı oluyor. İşyeri bu çalışmaya karşılık izin veriyor saat olarak, ücretine bir ekleme olmuyor. İşe hafta içinde servis ile gidip gelirken hafta sonu ve resmi tatillerde servis olmadığı için yol parasını kendisi ödüyor. Bunlardan dolayı fesih hakkımız olur mu? (Turgay A.)

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile diğer dini ve resmi bayram (genel tatil) günlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmesi ile kararlaştırılır. Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılabilmesi için işçinin onayı gereklidir.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve diğer dini ve resmi bayram günlerinde çalışan işçilere, çalıştıkları her gün için bir günlük ücreti ödenir. Ücret ödemek yerine başka bir gün izin (serbest zaman) kullandırılması yasaya aykırıdır. Serbest zaman kullanımı, ancak fazla çalışmalar için söz konusudur. Fazla çalışma yapan işçi, kendisi isterse, fazla çalışma ücreti yerine çalıştığı her 1 saate karşılık 1.5 saatlik serbest zaman kullanabilir. Bu da ancak işçi yazılı olarak talep ederse mümkündür. İşçi, talep etmedikçe fazla çalışma için ücret yerine izin kullanmaya zorlanamaz.

Kanuna göre, işçi 6 günlük çalışmayı izleyen gün, kesintisiz 24 saat dinlendirilmelidir. Hafta tatilinin pazar günü olması şart değil. Hafta içi bir gün de hafta tatili olarak kabul edilebilir. Hafta tatilinde çalıştırılan işçiye fazla çalışma ücreti ödemek yerine serbest zaman kullandırılıp kullandırılamayacağına dair kanunda açık bir hüküm bulunmuyor. Ancak, Yargıtay (9. Hukuk Dairesi, Esas No: 2017 / 19560, Karar No: 2020 / 18816), hafta tatilini de ulusal bayram ve genel tatil günleri kapsamında değerlendiriyor. Yargıtay’ın söz konusu kararında, “Hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günleri dinlenme hakkı kapsamında kaldığından, tatilde yapılan çalışma karşılığı serbest zaman kullandırılması kanuna aykırılık teşkil eder. Serbest zaman ancak fazla çalışma karşılığı verilebilir. Tatilde yapılan çalışma karşılığında izin verilmişse bu ancak mazeret izni olarak kabul edilebilir” denilmektedir.

Genel tatil çalışması ücretinin ödenmesinde, genel tatil günü kaç saat çalışıldığının bir önemi bulunmuyor. Bir genel tatil gününde 1 saat çalışılmış olsa dahi bir günlük ücret tutarında ilave ücret ödenmesi gerekmektedir. Genel tatil günündeki çalışma 7.5 saati aşarsa, bu aşan süreler için de ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmelidir.

Buna göre, eşiniz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, dini ve resmi bayram günleri ile hafta tatilindeki çalışmaları karşılığı ücret ödenmedi ise haklı fesih yapabilir. Ücret ödemek yerine izin yaptırılması sonucu değiştirmez. Burada dikkat edilmesi gereken husus, o günlerde çalışma yapıldığını ve buna karşılık ücretinin ödenmediğini kanıtlayabilmektir.

Yol ve yemek parası ücretin parçasıdır. Ücreti ödenmeyen işçi, İş Kanunu’nun 24 maddesinin II. fıkrası uyarınca haklı fesih yapabilir. İşe hafta içinde servis ile gelip giderken hafta sonunda yol parasının karşılanmaması ücretin eksik ödendiği anlamına gelir. Bu da haklı fesih sebebidir. Ancak, tekrar tekrar uyarıyorum, bu tür gerekçelerle haklı fesih yaparken elinizde sağlam kanıt bulunması gerekir.

İŞÇİ ÖNCEKİ İŞYERLERİNE AİT KIDEM TAZMİNATINI SON İŞVERENDEN İSTEYEBİLİR Mİ?

Ağustos 2003 SGK girişliyim. 2004 yılında 5,5 ay askerlik yaptım. Ekim 2023’te 7000 prim gününü doldurup çalıştığım yerden ayrılmayı düşünüyorum. Ekim 2023’te çalıştığım yerde 12. yılım olacak. Bugün okuduğum bir yazınızda kendi isteğimle dahi ayrılsam kıdem tazminatı alabileceğimi anlıyorum. Peki bu tazminat 12 yıl için mi ödenecek? Kalan 8 yıl için de kıdem tazminatı alınabiliyorsa, bunun yolu nedir? e-Devlet’ten 4/a döküme baktığım zaman sadece çalıştığım yerler ve oralarda oluşan prim günlerini görüyorum. Askerlik yaptığım süre 7000 gün hesabına dahil edilecek midir? Mesela 7000 gün – 150 gün askerlik = 6850 gün dolduğunda kıdem tazminatı için SGK’ya başvurabilecek miyim? (Tarık B.)

8 Eylül 1999 tarihinden sona çalışmaya başlayanlar ya 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim gününü, ya da sigortalılık süresine bakılmaksızın 7000 günü tamamladıktan sonra kendi istekleriyle işten ayrıldıklarında kıdem tazminatını almaya hak kazanırlar.

Ekim 2023’te 7000 günü tamamlarsanız sadece son işyerindeki çalışmalarınıza ait kıdem tazminatınızı alırsınız. Önceki işyerlerindeki çalışmalara ait kıdem tazminatını alamazsınız.

Askerlik yaptığınız sürenin prim günlerine dahil edilebilmesi için borçlanma yapmanız gerekir. Borçlanma yapmadığınız takdirde askerlik süreleri prim günlerinize sayılmaz. Kıdem tazminatı için 7000 gün hesabında SGK’ya bildirilen prim günlerine bakılır. Bu nedenle SGK’ya, prim günleriniz 7000’e ulaştıktan sonra başvurabilirsiniz.

SADECE 3 AY ÇALIŞMASI OLAN ÜÇ ÇOCUKLU EVKADINI EMEKLİ OLABİLİR Mİ?

01.01.1967 doğumluyum. 1993 yılında 3 aylık SSK girişim var ama sistemde görünmüyor. Giriş belgeleri bende. Evliyim. 1994, 1997 ve 2007 doğumlu üç çocuğum var. Ev hanımıyım. Şu an isteğe bağlı sigorta ya da BAĞ-KUR’a girebilir miyim? Girebilirsem kaç yıl ve ne kadar ödeme yapmam gerekir? Üç çocuk için borçlanma yapabilir miyim? Kaç yılda emekli olabilirim? (Ayşe Y.)

İlk iş olarak elinizdeki belgeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) giderek sigorta girişinizin geçerli olup olmadığı hususunu netleştirmelisiniz. Sigorta giriş işleminiz kesinleşirse 3600 günle 58 yaşında SSK’dan emekli olmanız mümkündür.

3600 gün ile emekli olabilmek için ne yapmanız gerektiğini adım adım sıralayacağım. İlk olarak 1320 gün, yani 44 ay isteğe bağlı sigorta primi yatırmalısınız.

ay 4/a’lı (SSK) olarak bir işte fiilen 1 ay çalışmalısınız.
Çocuklarınız sigorta girişinden sonra doğduğu için her bir çocuk için 720’şer günden toplam 2160 gün (72 ay) doğum borçlanması yapabilirsiniz.

Doğum borçlanması, en son hangi statüde çalışırsanız o statüdeki günlerinize eklenir. Bu nedenle doğum borçlanmasını SSK’lı çalışma sırasında veya sonrasında yapmalısınız.

Gerek isteğe bağlı sigortada gerekse doğum borçlanmasında her bir gün için, en az 1 günlük brüt asgari ücretin yüzde 32’si oranında prim ödersiniz. 2021 yılı rakamlarıyla günlük prim tutarı 38.16 TL’dir. 1993 yılından 3 ayınız olduğunu, bir ay da SSK’lı çalışacağınızı varsayar isek geri kalan 3 bin 480 günün primini cebinizden ödeyeceksiniz demektir. 2021 yılı rakamlarıyla toplam 132 bin 797 lira ödemeniz gerekir.

Prim günlerinizi 3600’e tamamladığınızda 58 yaşını da doldurmuş olacağınız için hemen emeklilik dilekçesi verebilirsiniz.

ÇALIŞMAKTA OLAN DUL EŞE HANGİ ORANDA ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANIR?

Eşim emeklilik hakkı kazanmadan vefat etti. 6300 gün yatmış primi var. SGK 'ya ölüm aylığı için başvurumu yaptım. Bu arada biri 13 yaşında, diğeri 11 yaşında iki çocuğum, ayrıca kendi işyerim var. Dolayısıyla BAĞ-KUR ödüyorum. E-Devlet üzerinden aylık bağlanma oranına baktığım zaman 4/8, yani yüzde 50 aylık bağlanma oranı mevcut. SGK mevzuatına göre eşi vefat eden kişiye yüzde 75 oranında maaş bağlanması gerekiyor. Çocuklarım yaş itibariyle hak talep etmediler. Sizce aylık bağlanma oranında yanlışlık mı var? (Ufuk A.)

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, ölüm aylığı dul eşe yüzde 50 bağlanıyor. Aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe ise 4/a (SSK), 4/b (BAĞ-KUR) veya 4/c (Emekli Sandığı) statüsünde çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ve aylık bağlanmamış olması halinde yüzde 75 oranında aylık bağlanır. BAĞ-KUR’lu olarak çalışmakta olduğunuz için aylık bağlanma oranınız yüzde 50’dir.

Kanuna göre, 18 yaşından küçük çocuklarınız için de yüzde 25’er oranında ölüm aylığı bağlanır. Çocuklarınız lise ve dengi öğrenim görmeleri halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapmaları halinde 25 yaşını dolduruncaya kadar ölüm aylığı almaya devam ederler. Çocuklarınız için de ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunmalısınız.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • EĞİTİM ŞART 2021-09-07 09:54:15 1990 ssk girişim var 1995 te usta teknisyen olarak girdiğim işyerinde halen kesintisiz çalışmaktayım işyerine girdiğim zaman oldukça dolgun maaş alıyoprdum(asgari ücretin 5-6 katı 1999-2001 arasında işverenim kendi aralarında ortaklık düzenlemesi yapmış benide o arada ssk dan düşürüp isteğe bağlı göstermişler 2001 yılında tekrar ssk ya almışlar 2005 yılından itibaren aylık maaşımı kesip yerine yaptığım işlerin parça başına ücret verilmeye başlandı bu ücretlerde oldukça dolgun elimde 20 yıldan fazla isim isim yaptığım fişler var tam zamanlı çalışmaktayım ve o gün bu gün ssk mı asgari ücret üzerinden yatırmaktalar bunu öğrenmem edevletle tanışmamda oldu emeklilik yaşıma 1-2 yıl kaldı ve çok düşük emekli maaşı bağlanacak emekli olduğum zamanı beklemem gerek çalışmam lazım ogün işyerini düşük prim yatırdığı için dava edebilirmiyim?ne yapmam gerekir?