FUTBOL

MERİÇ MÜLDÜR | ''SUS SUS DA NEREYE KADAR?''

Talisca’nın hareketine kart çıkmaması tartışmalı.. Pepe’nin elle oynamasına kart gösterilmemesi tartışmalı.. Şenol Güneş’in bir maç ceza alması tartışmalı.. Alper’in kırmızı kart gördüğü pozisyon anının raporlara yansıtılış şekli tartışmalı.. Aykut Kocaman’ın maç sonu hakeme yönelik sözlerinin raporlarda çarpıtılarak yazılması tartışmalı... Bunlar sadece iki maçtan birkaç örnek. İki maç için kararları ve raporları bu kadar tartışmalıysa da bu hakemler ile bu kurulların, bu gözlemciler ile temsilcilerin mevcudiyetlerinin tartışılması kadar doğal bir durum olamaz.

Beşiktaş’ın korunduğuna, kollandığına inanmam. Hatta bazılarının Beşiktaş’ı karıştırmak için kaşıdıklarına inanıyorum. Ancak şuna da inanıyorum ki; kışkırtmak, yıpratmak amacıyla da birileri sanki kasıtlı olarak Fenerbahçe’nin üzerine gidiyor. Fenerbahçe’yi Beşiktaş ve federasyon ile karşı karşıya getirmek için elinden geleni ardına koymuyor. Abuk subuk cezaların ardı arkası kesilmiyor.. Peki federasyon ne yapıyor?

Başkanın iyi niyetinden gram şüphem olmaz. Tahmin ediyorum ve duyuyorum ki Yıldırım Demirören’de bu konulardan çok rahatsız. Rahatsız olmasına rahatsız da düzeltmek için ne yapıyor? Hiçbir şey. Oluruna bırakmış, seyrediyor. Her zaman olduğu gibi yorumsuz kalıyor. Başkanın huyudur, “Konuşmayın, açıklama yapmayın. 3 gün tartışılır, unutulur” der. Yöneticilerine de bu politikayı uygulamalarını tavsiye eder. Fakat artık mızrak çuvala sığmıyor.

RIDVAN DİLMEN'İN İDDİALARI YANITLANMALI
Rıdvan Dilmen’in suçlamaları yenilir yutulur cinsten de değil, 3 gün tartışılıp unutulacak cinsten de.. Görüntülerin silinmesi mi dersiniz, sahte raporlar mı dersiniz, federasyon içerisindeki FETÖ’cüler mi dersiniz.. Tek kelime yanıt yok federasyondan. Rıdvan Hoca’nın istihbaratı kuvvetlidir, hiç de boşa konuştuğunu sanmıyorum. Bildikleri vardır, nettir, hatta belgelidir. Çıkıp yanıt vermesi gereken kişi de bellidir: Yıldırım Demirören. Basının karşısına çıkacak, konuşacak, kafaları karıştıran her soruyu yanıtlayacak. Her hafta ayrı bir skandala imza atan bu kurullardaki üyelerin dokunulmazlıkları mı var, anlatacak.

GECEKONDUDAN ÇIKAN FENOMEN!
Vagner Love geçmiş yıllarda 3 büyüklerin transfer gündemine sürekli gelen bir isimdi. Hiçbiri alamadı veya son döneminde de tercih edilen isim olmadı. Hamza Hamzaoğlu zamanında Galatasaray’ın kapısından döndü bildiğim kadarıyla. Alanya’ya kısmetmiş. Türkiye’ye geldiği günlerde de “Buraya ölüsü geldi” diyorlardı.

Hiç de öyle olmadı.Geçen sezon gol krallığı (23 gol), bu sezon 7 maçta 7 gol, 2 asist. Alanya forması ile çıktığı 35 maçta 35 gole katkıda bulundu. Toplamda 30 gol 5 asist. Yıllık 1 milyon 500 bin Euro’ya oynuyor.

Alanyalı yöneticiler daha düşük bir rakam düşünüyormuş da “Şehri beğenmez, sonrasında da problem çıkarır” deyip 1.5 milyon Euro’da karar kılmışlar. Bu düşüncelerini Vagner Love ile paylaştıklarında ise Brezilyalı futbolcudan aldıkları cevap ne olmuş biliyor musunuz?
“Ben gecekonduda büyüdüm Alanya’nın nesini beğenmeyeceğim!!!”
Ülkemize, özellikle de 4 büyüklere gelen yabancılara benzemiyor. “Lüks villa” isterim diye tutturmamış. Alanya’da yaşadığı evin kirasını cebinden ödüyor. Özel hoca getirtmiş, onun maaşını da kendisi karşılıyor. Hatta Susiç bozulmuş. Yöneticilere “Bu takımın hocaları var. Niye ayrı hoca getiriyor?” demiş zamanında. “Hem ekstradan çalışıyor hem de hocasının maaşını ödüyor. Sen niye bozuluyorsun ki?” yanıtını alınca da susmak zorunda kalmış.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

  • Misafir 06 Ekim 2017 Cuma 16:04

    karakter ayrı birşey..