AB Merkez Bankası (Fed) artan enflasyon karşısında dün 75 baz puanlık artırıma giderek politika faizini yüzde 1.50-1.75 aralığına çekti.

Fed, mart ayında 25, mayıs toplantısında ise 50 baz puanlık faiz artırımlarına gitmişti. Fed Başkanı Jerome Powell 75 baz puanlık faiz artırımlarının sık hale gelmesini beklemediğini belirterek " ABD ekonomisi daha yüksek faizlerle başa çıkacak kadar iyi konumlanmış durumda. Hala ekonominin yumuşak iniş yapabileceğine inanıyoruz" dedi. Powell enflasyonda düşüş görülene kadar faiz artırımlarının devam edeceği mesajını verdi.

RESESYON ENDİŞESİ

Fed parasal sıkılaştırma adımları atarken piyasalarda resesyon korkusu başladı. Morgan Stanley CEO'su James Gorman bu hafta yaptığı açıklamada, ABD ekonomisinin resesyona girme olasılığının yüzde 50 olduğunu söyledi. JPMorgan CEO'su Jamie Dimon da daha önce yaptığı bir konuşmada, sıkı para politikası ve Ukrayna'daki savaş dahil olmak üzere ekonominin benzeri görülmemiş bir dizi zorlukla karşı karşıya olduğunu belirterek, yatırımcıları ekonomik bir "kasırgaya" hazırlanmaları konusunda uyarmıştı.

Banka CEO'larının olumsuz öngörülerine rağmen Fed Başkanı Powell'ın dünkü konuşmasından Fed'in hem enflasyonun dizginlenip hem de ekonomide sert bir yavaşlama yaşanmaması konusunda halen umutlu olduğunu gösterdi.

11 SIKILAŞMA DÖNEMİ

Peki geçmişte Fed'in parasal sıkılaştırma hamleleri ABD ekonomisini nasıl etkiledi? Fed Eski Başkan Yardımcısı ve Princeton Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Alan Blinder konuyla ilgili yaptığı detaylı çalışmada son 60 yılda 2022 hariç 11 'sıkılaşma dönemi' belirledi.

Dönem Toplam faiz artırımı (baz puan) İlk resesyon ayı Reel GSYH düşüşü (%) Resesyon süresi
Eylül 1965-Kasım 1966 175 - - -
Temmuz 1967-Ağustos 1969 540 Ocak 1970 -0,6

5 çeyrek

Şubat 1972-Temmuz 1974 960 Aralık 1973 -2,7 7 çeyrek
Ocak 1977-Nisan 1980 1300 Şubat 1980 -2,2 2 çeyrek
Temmuz 1980-Ocak 1981 1000 Ağustos 1981 -2,1 6 çeyrek
Şubat 1983-Ağustos 1984 315 - - -
Mart 1988-Ağustos 1989 325 Ağustos 1990 -1,4 2 çeyrek
Aralık 1993-Nisan 1995 310 - - -
Ocak 1999-Temmuz 2000 190 Nisan 2001 -0,1 3 çeyrek
Haziran 2004-Haziran 2006 425 Ocak 2008 -3,8 6 çeyrek
Ekim 2015-Ocak 2019 225 Mart 2020 -10,1 2 çeyrek

VATANSEVER OLMAMAKLA SUÇLANDI

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ilk parasal sıkılaştırma dönemi Eylül 1965-Kasım 1966 arasında yaşandı. Bu dönemde Fed artan enflasyona karşı toplam 175 baz puanlık faiz artırımına gitti. Ancak gelen artırım kararlarının ardından ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasıyla dönemin Fed Başkanı William McChesney Martin eleştiri oklarının hedefi oldu. Hatta o dönemki ABD Başkanı Lyndon Johnson Vietnam'da ABD'li askerler canını verirken ekonomiyi yavaşlattığı için Fed Başkanı Martin'i vatansever olmamakla itham etti.

Fed eski Başkanı William McChesney Martin (solda) ve ABD eski Başkanı Lyndon Johnson

DURGUNLUK 5 ÇEYREK SÜRDÜ

Baskılara dayanamayan Fed sıkılaştırma konusunda geri asım attı ancak enflasyonun yüzde 6'ya çıkmasıyla kısa süre sonra yeniden faiz artırımlarına başladı. Temmuz 1967-Ağustos 1969 döneminde Fed toplam 540 baz puanlık faiz artırımına gitti. Bu adımların sonucu olarak Ocak 1970'de ABD ekonomisi resesyona girdi. Resesyon 5 çeyrek sürdü. Ekonomi reel olarak yüzde 0.6 küçüldü. Bu esnada enflasyon yüzde 6'dan yüzde 3'e geriledi.

960 BAZ PUANLIK ARTIŞ

1972 yılında ise ABD Başkanı Richard Nixon yeniden seçildiğinde pek çok mali teşvik politikası uygulanıyordu. Bu, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar ve petrol şokuyla birleşince ABD'de enflasyon yüzde 6'yı aştı. Şubat 1972-Temmuz 1974 döneminde Fed 960 baz puanlık faiz artırımına gitti. Bu artırımları Aralık 1973'te başlayan resesyon takip etti ve resesyon 7 çeyrek sürdü.

'ENFLASYONU DÜŞÜRMEK İÇİN KARTINIZI YIRTIN'

ABD Eski Başkanı Jimmy Carter

1970'lerin ortalarından itibaren artan enflasyon yeniden ABD'nin gündemine girdi. 1977'de yıllık enflasyon yüzde 6.8'e ulaştı. 1979'da ise yüzde 13'ü aştı. Bu esnada Ocak 1977-Nisan 1980 döneminde Fed toplamda 1300 baz puanlık artırıma gitti. Sıkılaştırma adımlarının etkisiyle ABD Şubat 1980'de resesyona girdi. Resesyon sadece 2 çeyrek sürmesine rağmen ekonomi bu dönemde yüzde 2.2 küçüldü.

Ancak Prof. Blinder 1980'de yaşanan resesyonun tek başına Fed'e mal edilemeyeceğini belirtiyor. Blinder'ın verdiği bilgilere göre dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter yükselen enflasyonla mücadele için ABD'lilere kredi kartlarını yırtıp daha az harcama yapma çağrısında bulundu. Pek çok vatandaş Başkanın çağrısına uyunca ekonomik durgunluk derinleşti.

YETMEDİ İKİNCİ DALGA GELDİ

1980'in ikinci yarısında enflasyon yeniden tek haneye düşme eğilim gösterince Fed sıkılaştırma adımlarına ara verdi. Ancak bu ara uzun sürmedi. Büyümenin de toparlanmaya başlamasıyla Temmuz 1980-Ocak 1981 döneminde Fed 100 baz puanlık faiz artırımına gitti. Ağustos 1981'de ABD ekonomisi yeniden resesyona girdi ve durgunluk bu sefer 6 çeyrek sürdü. Bu süreçte ekonomi reel olarak yüzde 2.1 daraldı. Fed enflasyonu 1982'de yüzde 4.5'e geriletmeyi başardı.

1983'te Fed para politikasında yeniden ayarlamaya gitti. Şubat 1983-Ağustos 1984 arasında toplam 315 baz puanlık faiz artırımına gitti. Bu artırımlara rağmen takip eden dönemde ekonomi güçlü büyüme gösterdi.Enflasyon yüzde 4 civarındaki seyrini korudu.

1990'DA NEREDEYSE BAŞARMIŞTI

Mart 1988-Ağustos 1989 döneminde Fed toplamda 325 baz puanlık faiz artırımına gitti. Prof. Alan Blinder Fed'in o dönem neredeyse 'mükemmel yumuşak inişi' başardığına ancak Ağustos 1990'da Körfez krizi sebebiyle petrol fiyatlarında sert artış yaşanmasının ABD ekonomisini resesyona soktuğunu belirtti. Söz konusu resesyon 2 çeyrek sürdü ve bu dönemde ekonomi yüzde 1.4 daraldı.

1995'TE 'MÜKEMMELİ' YAKALADI

Bir sonraki sıkılaşma döneminde ise 'mükemmel yumuşak iniş' geldi. Aralık 1993-Nisan 1995 arasında Fed 310 baz puanlık faiz artırımına gitti. Bu sıkılaşmaya rağmen ABD ekonomisi 1995'in ilk yarısında yüzde 1.3 büyüdü. Sıkılaşma sebebiyle herhangi bir çeyrekte daralma yaşanmadı.

1993 sonu ve 1994 başında ABD ekonomisi resesyondan çıkıyordu. Burada enflasyonun yüzde 3'e yükselip tahvil getirilerinin de yükselmesiyle Fed ekonominin sağlıklı ilerleyişi için faiz artırımlarına ve bilanço daraltmaya gitti. Prof. Blinder çalışmasında sadece 94-95 dönemindeki parasal sıkılaştırma döneminin 'mükemmel yumuşak inişle' tamamlandığını belirtti.

Ocak 1999-Temmuz 2000 aralığında Fed piyasaları yatıştırmak için toplamda 190 baz puanlık artırıma gitti. Ekonomi Nisan 2001'de resesyona girse de daralma yüzde 0.1'de kaldı ve yumuşak iniş neredeyse başarıldı.

2008 KRİZİ PATLAK VERDİ

2004 yılına gelindiğinde ısınan emlak piyasası ve enflasyonda yaşanan 100 baz puanlık artış Fed'i yeniden sıkılaşma yoluna itti. Fed Haziran 2004-Haziran 2006 aralığında 425 baz puanlık faiz artırımına gitti. Ekonomi Ocak 2008'de resesyona girdi. Fed'in o dönem yumuşak inişi başardığı konuşulmaya başlamışken Eylül 2008'de Lehman Brothers'ın iflasıyla küresel kriz tetiklendi. Resesyon 6 çeyrek sürdü ve ABD ekonomisi bu dönemde reel olarak yüzde 3.8 daraldı. Prof. Blinder'ın araştırmasında 2008 krizinin Fed'in adımları yüzünden çıktığını söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

BU SEFER DE KORONAVİRÜS İZİN VERMEDİ

Son olarak 2008 krizinin etkilerinin atılmasıyla Fed normalleşme adımları atmaya başladı. Ekim 2015-Ocak 2019 Fed 225 baz puanlık faiz artırımına gitti. Aslında bu yavaş geçiş süreci yumuşak inişle sonuçlanabilirdi. Ancak koronavirüs pandemisi buna müsaade etmesi. Salgına karşı alınan kapanma önlemlerinin etkisiyle ABD ekonomisi Mart 2020'de resesyona girdi ve sadece 2 çeyrekte yüzde 10.1 daraldı.

11'İN 7'Sİ BAŞARILI

Fed Eski Başkan Yardımcısı Prof. Alan Blinder 11 sıkılaştırma döneminin 7'sinin görece yumuşa inişle sonuçlandığını belirtti. Bu dönemleri 1965-66, 1967-69, 1983-84, 1988-89, 1994-95, 1999-2000 ve 2004-06 olarak sıraladı. 1972-74, 1977-80, 1980-81 dönemlerinin ise sert inişle sona erdiğini ifade etti.

2015-2019 sonrası koronavirüs yüzünden yaşanan daralmanın ise para politikasıyla açıklanamayacağını, dolayısıyla değerlendirmenin çok doğru ifade etti.

FED GEÇ Mİ KALDI?

1970'lerin ortalarında enflasyon yükselirken Fed gerekli adımları atmakta geç kalmakla suçlanmıştı. Son zamanlarda enflasyon yükselirken Fed'e yine benzer eleştiriler gelmeye başladı. Normalde faiz artırımı ve resesyon korkularının piyasalarda satış getirmesi gerekirdi. Ancak ABD borsalarında karar sonrası yüzde 1'i aşan yükselişler yaşandı.

GÜVEN VERDİ

Bunda Powell'ın 75 baz puanlık artırımı 'olağandışı' olarak tanımlaması ve sık hale gelmesini beklemediğini belirtmesi etkili oldu. Ancak bunun yanında Fed'in enflasyonla mücadele için ciddi bir adım atması piyasalara güven verdi. Milyarder fon yönetici Bill Ackman gibi önemli isimler toplantı öncesinde Fed'e yüksek faiz artırımı yapması çağrısında bulunmuştu. Bunun en önemli nedenlerinden birisi 70'lerdeki hataların tekrarlanacağı korkusuydu.

TOPARLANMA SEKİZ YIL SÜRMÜŞTÜ

Yukarıdaki grafikte ABD'de çekirdek enflasyonla Fed faiz oranının tarihsel seyri görülüyor. Fed'in trendin ne kadar önünde veya arkasında kaldığını anlamak için reel faiz (faiz ile enflasyon farkı) ve çekirdek enflasyon arasındaki makasa bakılıyor. Çekirdek enflasyon çok yukarıda kaldığında Fed'in trendi geriden takip ettiği kabul ediliyor.

Şubat 1975'te çekirdek enflasyon reel faizin 17 puan üzerine tırmanmıştı. Fed'in o dönem enflasyonu kontrol altına alması ise yaklaşık 8 yıl sürdü. Yukarıda da belirtildiği gibi 70'lerdeki geç kalışın ardından sert faiz artırımları geldi ve 80'lerde enflasyon kontrol altına alınsa da ekonomide sert bir iniş yaşandı.

10 PUANIN ÜZERİNE TIRMANDI

Bu yılın ocak ayında ise çekirdek enflasyon reel faizin 12 puan üzerine çıktı. Fark ilk defa 70'lerden bu yana 10 puanın üzerine çıktı. Dolayısıyla enflasyon yükselişini sürdürürken Fed mart ayında faiz artırımlarına başladı. Fed yetkilileri yapılan 150 baz puanlık faiz artırımının üstüne yıl sonuna kadar 175 baz puanlık daha faiz artırımı öngördü. Bu artırımların enflasyonu ne kadar kontrol altına alacağı ve Fed'in hedeflediği 'yumuşak inişin' başarılıp başarılmayacağını önümüzdeki aylarda göreceğiz.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!