Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "AAAşşşKıım" gibi lüzumlu-lüzumsuz herkesin ağzında olan bir başka sinir bozucu laf daha, özellikle kampanya sürecinde duyulmaya başlandı.

        Nedendir bilmem insanlar "Kitabın ortasından konuşuyorum" lafını gerekli gereksiz durmadan kullanıyorlar.

        Aylardır aynı tavırları alan, aynı görüşleri laflarına hiç değişik nüans bile katmayı düşünmeden savunan bilindik kişiler galiba biz kendilerinden çoktan bıkmış olan seyirciler açısından bir yenilik gibi algılanacağını ve bizim onları sonunda seveceğimizi düşünüyor olsalar gerek "Şimdi kitabın ortasından söylüyorum" lafını gururla kullanıp duruyorlar.

        Kitap hiç okumamış olsak çok önemli bir şey söyleyebileceklerini düşüneceğim ama çoğunluğunun hayatlarında pek kitap okuma alışkanlığı olmadığına emin olduğum bu insanlar kitaplara ortasından başlandığında katiyen bir şey anlanamayacağını ve ortasından konuşmaya girince anlamlı bir laf söyleyebilmenin de imkansız olduğunu bilmiyorlar.

        Nitekim ister gazeteci isterse Cumhurbaşkanı adayı olsun lafa "Şimdi kitabın ortasından giriyorum meseleye" diye başlayan her insan istisnasız her durumda saçmalıyor.

        Bu insanlara bir de yardımcı tüyom olacak; dünyadaki hemen her anlamlı kitap, eğer yazarı Immanuel Kant değilse, orta bölümlerine gelindiğinde fikri geliştirme bölümün sonlarına gelmiş ve sonuca yavaştan girmiş durumdadır. Dolayısıyla kitabın ortasından lafa giren insanlar bir fikri geliştirmeye fırsat bulamadan konuşmuş oluyorlar ki; bu durum tartışma programlarına düzenli katılan konuşmacılar açısından geçerli olan bir durumdur.

        Bunun yanında kampanya sürecinde sinirimi bozan bir diğer husus hangi partiden olursa olsun adayların kendilerinin daha fazla milliyetçi olduğunu kanıtlama yarışına girmeleridir.

        Hayatta biraz olsun anlamlı düşünebilmek için Marksist olmaya karar verdiğim 20’li yaşlarımdan bu yana milliyetçi söylemler benim için ayıp olan ve sakınılması gereken bir düşünce biçimidir. Yani benim açımdan 47 yıldır ayıp olan bir düşünce biçiminin bugünlerde kim daha iyi yarışında sanki çok matah bir şeymiş gibi bu kadar popüler olabilmesi gerçekten çok üzücü. Bu halden yakında kurtulabileceğimizi de katiyen düşünmüyorum.

        Bitirirken bütün siyasetçileri gönülden kutlamak istiyorum. Bütün kampanya sürecini çağdaş tek bir anlamlı fikre rağbet etmeden ve günümüze ilişkin bazı modern sorunlara örneğin yaşlılık hakları, acısız ve korku duymadan ölebilme hakkı, eşcinsel ve diğer cinslerin iyi yaşayabilme hakkı gibi konulara hiç değinmeden kampanyayı sona yaklaştırdılar. Kendilerini gerçekten tebrik ediyorum.

        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00
        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar