Prof. Dr. Kürşad Zorlu
Prof. Dr. Kürşad Zorlu25.11.2020 - 02:07 | Güncelleme: Tüm Yazıları »
Kutuplaşma işte ülkeyi böyle yiyip bitiriyor!
0:00 / 0:00
Kutuplaşma işte ülkeyi böyle yiyip bitiriyor!

Türkiye’nin bugün yaşadığı problemlerin önemli bir boyutu hızla derinleşen siyasal kutuplaşmadır. Öyle ki herkes için taşınması zor bir yük haline gelmiştir. Partiler ve siyasal bloklar arasındaki çizgileri kalınlaştıran, toplumu bıçak gibi ikiye bölen bu süreç, rekabet sosuna batırılan tehlikeli bir kaos görüntüsü vermektedir.

Elbette her siyasal sistemde rekabet olur. Hatta kimi dönemlerde bu rekabet sert bir eğilim de sergileyebilir. Fakat bir ülke için sorun olan, kutuplaşmanın yapısallaşması ve bireylerce kanıksanmasıdır.

İşte bugün Türkiye böyle bir çıkmaz ve sarmaldadır.

Bakın bir ülkedeki siyasi kutuplaşmanın iki sağlam belirleyicisi var: Güvenin düşmesi ve gelir adaletsizliği hızla artması…66 ülkeden topladığı verilerle bu sonuca ulaşan Daryna Grechyna, bir ülkedeki toplumun güven seviyesi düştükçe ve gelir adaletsizliği arttıkça daha yüksek siyasi kutuplaşmaya uğradığını tespit etmiş. Bu önemli bir araştırma. Zira bizim gibi siyasal kutuplaşmanın adeta bir rekabet aracı haline geldiği ülkelerde nasıl bir tehlikenin baş gösterdiğini ortaya koyuyor.

Marine Renzo ise benzer bir araştırmada 20 yıllık bir dönemin verilerini analiz ederek kutuplaşmanın arttığı dönemlerde doğrudan yatırımın, üretimin düştüğü ve istihdam seviyesinin gerilediğini belirlemiş. Halihazırda Türkiye'de en zengin %20'lik kesim, en yoksul %20'lik kesimin 7,8 katı daha fazla gelire sahip. Büyüme ve işsizlik rakamlarını tekrarlamaya gerek yok.

Öyle anlaşılıyor ki siyasal kutuplaşma ekonominin tüm hayat damarlarını tıkıyor ve vatandaşı da içinden çıkılması zor bir sarmala itiyor. Gallup’un bu yıl yaptığı bir araştırmaya göre seçmenler kendi tercih ettikleri ya da destekledikleri kişinin iktidara gelmesi durumunda ekonomik durumlarını olumlu görme eğilimi taşıyor. Anlayacağınız “cebime parayı sokan da benim kutbumdan olsun!” anlayışı ekonomi-politiğin bir retoriği haline geliyor.

Yine Thomas Carothers ve Andrew O'Donohue tarafından kaleme alınan “Bölünmüş Demokrasiler” adlı kitapta ilginç bilgiler sunuluyor. Buna göre kutuplaşma için bir ülkede çok derin ayrışmalar olması gerekmiyor. En homojen ülkelerde bile görülebilen bu sorun söz konusu ülkelerde siyasal iktidarın paylaşımı veya iktidar içerisindeki güç mücadelesinin bir neticesi şeklinde ortaya çıkıyor. Nasıl başarılıyor derseniz:

(1) Diğer siyasal kurumları ötekileştirmek,

(2) Radikal söylem ve kararları karşıtlıklar için kullanmak,

(3) Demokratik süreçleri kısıtlayarak sarmalı sürdürmek.

En önemlisi de bu duruş zamanla muhalefetin de benzer bir tepkisellik içerisine girmesine ve sosyal medyada kutuplaşmanın daha da derinleşmesine neden oluyor. Böylelikle sarmalın dışına çıkabilecek bir siyasi aktör kalmıyor.

O halde diyorum ki; kim bu ülkede kutuplaşma değirmenine su taşıyorsa, toplumu ve hayat damarlarını tıkıyor ve dolayısıyla ülkesine iyilik yapmıyor.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ! (0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!