Prof. Dr. Derya Uludüz

Koronavirüs (COVID-19) vakaları ülke genelinde hızla yayıldıkça, hızla bir psiko-sosyal bozulma yaşar olduk. Okullar, kafeler ve işletmeler kapalı; grup turları ve spor liglerine ara verildi. Konunun direkt uzmanları, ellerimizi sık sık yıkamamızı ve en önemlisi, sosyal mesafeler aracılığıyla başkalarıyla teması en aza indirmemizi öneriyor.

Birçok kişi bu önerileri mümkünse evden çalışarak, seyahatleri iptal ederek ve sürekli yıkanmaktan çatlayan ellerine krem sürerek takip eder, ancak diğerleri bu önlemleri aşırı tepki olarak görür. Arkadaşlar bana hala tatile giden veya kalabalık pazarlara, alışveriş merkezlerine giden akrabaları veya meslektaşları hakkında bilgi veriyor ve nasıl bu kadar vurdumduymaz oldukları konusunda sitem ediyorlar. Elbette haberleri duydular - neden bazı insanlar kısa vadede tedbir alırken, diğerleri ise her zamanki gibi rutin hayatını yaşıyor?

ANİ DEĞİŞİKLİKLERİ KABUL ETMEK ZORDUR

Evde kalmak için yönergeleri takip etmeyen insanları tanıdığınızda, onları gerçeklerle dövmeye çalışmak cazip gelebilir. Ancak, el yıkama veya sosyal mesafeyi takip etmelerini sağlamak bir mantık meselesi değildir - bu bir kalp meselesidir. Biz insanlar sosyal normlara son derece duyarlıyız ve aniden değiştiklerinde kafa karışıklığı yaşayabiliriz. Rutinlerimizde önerilen bu ani değişiklikleri kabul etmek zordur. Belirsizlik en azından bir aşı geliştirilinceye kadar bunun yeni normal olabileceği hatta kalıcı olabileceği korkusu insanları tedirginlik içine sokabilir. İnsanların düşündükleri ve davrandıkları mantıksız yollar ve bu zorlukları azaltmak için neler yapabileceğimiz hakkında bildiklerimizi kullanmak akıllıca olacaktır.

 Burada dikkat edilmesi gereken bir denge var; birçok insan virüs hakkında zaten son derece endişeli ve panik durumdayken kışkırtmak kimseye yardım etmiyor, ancak bireyler kendileri için risk algıladıklarında harekete geçme olasılıklarının daha yüksek olduğu bilinen bir gerçektir.  Örneğin risk kişisel olarak yüksek düzeyde algılandığında tedavi için vakit kaybetmeden başvuracak insanların sayısı hiç az değildir.

Ancak bazı insanlara hastalanabileceklerini söylemek zor. Virüsün abartıldığı, komplo teorisi olduğu vs. gibi gerekçelerle tedbirlere karşı yıkıcı biçimde direnebilirler. Bu insanlara karşı geliştirilecek strateji kendisi için değil toplum için bir şeyler yapabileceği düşüncesidir. El yıkama ve sosyal uzaklaşma gibi önlemler bireysel olarak sizinle ilgili değil, topluma karşı sorumluluğunuzla ilgilidir.  Kolektif eylemimiz virüsün yayılmasını yavaşlatabilir ve toplumun daha savunmasız üyelerini koruyabilir.

İŞTE İLK ADIM

Chapman'a göre, insanların kendi günlük rutinlerinde fedakârlık yapmaya istekli olmaları kaçınılmaz olarak insanların başkalarına yardım etme inançlarıyla bağlantılıdır. “Eğer dünya görüşünüzde her zaman fedakarlık yapmanız isteniyorsa ve bundan hiçbir zaman karşılık görmüyorsanız, belki de bu talebe uymak istemezsiniz” diyor. “Ama size başkalarına yardım etmenin önemli olduğunu söyleyen bir dünya görüşünüz varsa, belki de bu fedakarlıkları yapmaktan mutluluk duyarsınız.”
Bu durumlarda, aidiyet duygusu ile sosyal normlar oluşturmak güçlü bir motivasyon kaynağı olabilir. 

Birlikte çokça zaman geçirdiğimiz veya benzer kimliklere sahip insanları taklit etme olasılığımız yüksektir. Kişisel bağlantılar ve fıkralar bizi soyut verilerden daha fazla etkiler; bir arkadaşınızın kendini karantinaya alması durumunda normalden daha fazla korkmuş hissedebilirsiniz ya da en yakın üç arkadaşınızın bu hafta aynı şeyi yaptığını biliyorsanız kendi tatil planlarınızı iptal etmeye daha meyilli olabilirsiniz. Hayatınızdaki insanları önlem almaya ikna etmek, iletişim kurmak ve sohbet etmek bu salgın sırasında yeni sosyal normlar oluşturmak için iyi bir ilk adım olabilir. Bizden farklı düşünen birini ikna etmenin kritik yolu dinlemek ve anlaşacağımız yeni iletişim köprüleri kurmaktır.

ÖNÜMÜZDE UZUN BİR YOL VAR

İnsanlar sosyal uzaklığı ve sık el yıkamaya ikna olduktan sonra, bu davranışları güçlendirmeliyiz, böylece bu davranışları devam ettirirler - sosyal normlardaki büyük değişiklikler her zamanki rutinlerine dönmeyi cazip hale getirir. Bu yüzden kazanım sayılan davranışların kalıcı olarak değişimi son derece önemlidir. Kalıcı davranış değişiminin anahtarı motivasyon ve sık tekrardır.

Bilim insanlarının COVID-19'un yıllarca bizimle olabileceğini öngördüğü göz önüne alındığında, psikolojimizin gelecekteki salgınlar için nasıl zorluklar yaratabileceğini düşünmek akıllıca olabilir. En iyi durumda, aldığımız önlemler işe yarayacak ve virüsün yayılmasını yavaşlatacaktır.

Önümüzde uzun bir yol var ve önümüzdeki aylar boyunca yeni koronavirüs verileri, risk ve eylem sorularıyla boğuşacağız.  Her zaman mantıksız yargılarda bulunma ihtimalimiz olacaktır. Bu süreçte algıladığımız risk ve alacağımız tedbirlerin sadece bireysel olarak kendimizi değil bizden önceki kuşağı ve bizden sonraki kuşağı etkileyeceğini unutmadan davranmak ben bilincini kolektif bilince çevirmek en önemli yardımcımız olacaktır.

KORONAVİRÜS SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!